İstanbul’da 2024 Mart ayındaki yerel seçimlerin ardından başlayan siyasi ve idari değişiklikler, şehrin yönetim yapısında belirgin bir dönüşüme sahne oluyor. Seçimlerin ardından CHP’nin kazandığı belediyeler, tutuklamalar, kayyum atamaları ve siyasi transferler nedeniyle hızla değişen bir tabloyla karşı karşıya kalmış durumda. Bu gelişmeler, sadece belediye meclisleri ve ilçe yönetimlerini değil, aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim dengesini de etkiliyor.
Başlangıçta CHP, İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi ile birlikte toplamda 39 belediyeden 26’sını kontrol ediyordu. Ancak son 28 ay içinde gerçekleşen yolsuzluk ve terör soruşturmaları kapsamında birçok belediye başkanı tutuklandı, görevden alındı veya yerine kayyum atandı. Bu süreçte, CHP’li belediyelerin sayısı 18’e düşerken, Cumhuriyet Partisi’nin belediye sayısı ise 19’a yükseldi. Özellikle Esenyurt ve Şişli gibi önemli ilçelerin belediye başkanlarının görevden alınmasıyla birlikte kayyum Başkanlıkları devreye girdi ve şehir yönetiminde önemli bir değişim yaşandı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de dengeler değişti. CHP’nin meclis üye sayısı 186’dan 157’ye gerilerken, Cumhur İttifakı’nı oluşturan partilerin üye sayısı ise 130’dan 138’e yükseldi. Bu durum, mecliste alınan kararların ve gelecek dönem politikalarının şekillenmesinde kritik rol oynuyor. Ayrıca, bazı belediye başkanları değişim kararlarını açıklarken, AK Partili isimler önemli oranda belediye başkanlığına geçti. Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AK Parti’ye katılması, buna örnek gösterilebilir. Bingöl, imar ve kentsel dönüşüm politikalarındaki sorunları gerekçe göstererek böyle bir karar aldığını belirtti, bu da yönetim perspektifinde yeni bir sayfa açıldığını gösteriyor.
Bu siyasi ve idari değişimlerin etkisi sadece belediye başkanlıklarıyla sınırlı değil, İstanbul’da tutuklanan ve görevden alınan 14 belediye başkanı arasında Ekrem İmamoğlu da bulunuyor. 16 ay boyunca tutuklu kalan İmamoğlu’nun yerine CHP tarafından Nuri Arslan vekil olarak atandı. Bazı ilçelerde belediye meclisleri yapılan seçimlerle yönetimi AK Partisi’ne devrederken, Gaziosmanpaşa ve Bayrampaşa gibi ilçelerde de benzer gelişmeler yaşandı. Son zamanlarda tutuksuz yargılanan ve görevlerinden uzaklaştırılan belediye başkanları ise hukuki süreçlerin devam ettiğini gösteriyor. Tüm bu gelişmeler, İstanbul’un yerel yönetim yapısında köklü ve uzun vadeli değişikliklerin sinyallerini veriyor.
