{“title”: “104 Yıllık Reçete Defteriyle İzmir’in Tarihine Yolculuk”, “content”: “
İzmir’in tarihi semtlerinden biri olan Basmane’de bulunan ve köklü gelenekleriyle tanınan Halk Eczanesi, gizemli ve zengin bir geçmişe sahip olan 104 yıllık bir reçete defteriyle dikkat çekiyor. Bu defter, 8 Eylül 1922 tarihine kadar Rum eczacı Tholoos tarafından tutulan ve İzmir’in çeşitli topluluklarına ait hastaların isimlerini barındıran önemli bir belgedir. Bu kayıtlar, kentin Kurtuluş Savaşı öncesindeki sosyal ve sağlık yaşamına dair benzersiz bilgiler sunmanın yanı sıra, bölgedeki farklı toplulukların sağlık hizmetlerindeki izlerini de gözler önüne seriyor.
İzmir’in Kurtuluşu öncesinde, Rum eczacı Tholoos’a ait olan ve Fransızca ile Latince tutulmuş bu defter, o dönemdeki sağlık uygulamalarını ve bölgedeki toplum yapısını anlamak açısından büyük önem taşır. Reçete defteri, Rum hastaların yanı sıra az da olsa Türk, Ermeni, Yahudi ve Levanten müşterilerin de kayıtlarını içeriyor. Tholoos’un son kaydı, yaklaşık bir yüzyıl öncesine, 1922 yılının Eylül ayına dayanırken, eczacının bu tarihten sonra bölgeden ayrıldığı ve hizmet vermediği anlaşılır. Bu belge, İzmir’in o dönemdeki karmaşık ve çok kültürlü yapısına ışık tutmakla kalmayıp, bölgedeki sağlık ve toplumsal hafızanın da önemli bir parçasını oluşturuyor.
Yıllar sonra, bu eczanenin mirasını devralan aile, kayıt defterine kendi notlarını ekleyerek tarihi değeri artırmış ve medeniyetler arası köprü vazifesi gören bu belgeyi nesiller boyunca korumuştur. Günümüzde, aile fertleri arasında kuşaktan kuşağa aktarılan bu miras, sadece bir aile yadigarı olmanın ötesinde, İzmir’in çok kültürlü tarihine tanıklık eden bir arşiv niteliğindedir. 1992 yılında eczacılık fakültesini bitiren ve 32 yıldır dedesinin izinde olan Ali Dermancı, aynı zamanda ailesinin köklü tarihinde yeni sayfalar eklemekte ve bölgedeki toplumların sağlıkla ilgili geçmişine ışık tutmaya devam etmektedir.
Dermancı ailesinin anlatımına göre, dedeleri 1920’ler sonrası bölgede etkin olarak faaliyet gösterirken, aslında 1923 yılında resmi olarak devletin eczaneyi kendilerine tahsis etmesiyle bu aile meslekte yeni bir döneme adım atmıştır. Dedelerinin Makedonya’dan gelip İstanbul’a eğitim gördükten sonra memleketlerine dönmesi ve oradan tekrar İzmir’e gelerek bölge halkına hizmet vermesi, aile tarihinde önemli bir yer tutar. Ayrıca, Rum eczacının açtığı mevcut eczanenin, bölgenin çeşitli topluluklarından hastalara uzun yıllar hizmet vermiş olması ise, geçmişin çok kültürlü yapısına dair güçlü bir ipucudur. Rum eczacının torunlarıyla yapılan ziyaretler ve paylaşılan duygular, tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, İzmir’in zengin toplumsal ve kültürel yapısının tanıtımına katkı sağlayan bu tarihi belge ve aile hikayesi, bölge tarihine ve sosyal hafızaya değerli bir katkı sunuyor.”}
